https://dasitad.com/index.php/darussifa/issue/feedDARUŞŞİFA İSLAM TIP TARİHİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ2026-06-30T00:00:00+02:00Editörinfo@dasitad.comOpen Journal Systems<p>DARÜŞŞİFA İSLAM TIP TARİHİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ</p> <p>e-ISSN: 2822-4949</p> <p>Darüşşifa İslam Tıp Tarihi Araştırmaları Dergisi,1 Mart 2022’de yayın hayatına başlamıştır ve ilk sayısı Haziran 2022’de yayımlanmıştır. Dergimiz başta İslam Medeniyetinde Tıp, Sağlık Bilimleri, Eczacılık, Tıbbı Nebevi, Halk Bilimleri ve Veterinerlik, İlahiyat, Felsefe, Sosyoloji, Tarih ve Bilim Tarihi alanlarının tarihine dair makale, derleme, kritik, çeviri ve doktora tez özeti türünden bilimsel çalışmaları kabul edecektir. Söz konusu alanlara ait olmak üzere hakem değerlendirmesine sunulan, hakem değerlendirmesi sonucunda yayımlanabilir oluru almış ve Yayım Kurulu tarafından yayımlanması kararlaştırılmış makaleleri online ortamda yayımlayacak uluslararası hakemli bir dergidir. Haziran ve Aralık tarihlerinde olmak üzere periyodik olarak yılda iki defa yayımlanması planlanan Darüşşifa İslam Tıp Tarihi Araştırmaları Dergisi, nitelikli bilimsel araştırmaların yaygınlaşmasını önemsemekte, bu ürünleri ilgili okurlara ve bilimin gelişmesini destekleyen kişi ve kurumlara ulaştırmayı amaçlamaktadır. Süreçleri yayın etiğine ve hizmet kalitesine uygun olarak yürüten Darüşşifa İslam Tıp Tarihi Araştırmaları Dergisi Dergisi, bilimsel değeri yüksek makaleler yayımlamak suretiyle uluslararası indekslerde taranma yanında dolaylı olarak genç araştırmacıların akademik açıdan yetişmelerine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Makalenin ister yayımlanabilir ister yayımlanamaz olduğuna karar verilsin, bütün hakem raporlarının aynı zamanda araştırmacıyı bilimsel çalışma yapma kabiliyeti açısından eğiteceğini düşünmekteyiz.</p>https://dasitad.com/index.php/darussifa/article/view/96Cinsiyet Gelişimi Bozuklukları Bağlamında 46,Xx Erkek Fenotipi: İslami Bir İnceleme2026-04-29T15:37:38+02:00Medine Karadağ Alpaslanmediniye.alpaslan@omu.edu.trAli Yüksekali.yuksek@omu.edu.tr<p>Cinsiyet Gelişimi Bozuklukları (CGB), kromozomal, gonadal veya anatomik cinsiyet gelişiminin tipik modellerden sapma gösterdiği nadir durumları kapsamaktadır. Bu durumlar arasında yer alan 46, XX male CGB, bireylerin XX karyotipe sahip olmalarına rağmen erkek fenotipi göstermeleri ile karakterizedir. Bu çalışma, 46, XX male CGB'nin klinik ve moleküler yönlerini incelemekte ve böyle bir durumun İslam hukuku çerçevesindeki değerlendirmesini sunmaktadır. İslami gelenek, cinsiyetin ikili yaratılışını vurgulamakla birlikte, "hünsa" kavramı ile cinsiyeti belirsiz bireyler için esnek hükümler ortaya koymuştur. Güncel tıbbi veriler ile klasik ve modern İslami yaklaşımlar birleştirilerek, 46, XX CGB bireylerinin etik ve dini hassasiyetlere uygun yönetimi için bir çerçeve sunulmuştur. Bu çalışmanın temel iddiası, 46,XX erkek fenotipi gibi cinsiyet gelişim bozukluklarında modern genetik tanı yöntemleriyle elde edilen biyomedikal verilerin, İslam hukukunda hünsa bireylerin değerlendirilmesinde kullanılan ölçütlerle büyük ölçüde uyumlu olduğudur. Dolayısıyla biyolojik gerçekliğe dayalı cinsiyet belirleme süreçlerinin hem tıbbi hem de fıkhî açıdan meşru ve uygulanabilir olduğu ileri sürülmektedir.</p>2026-06-30T00:00:00+02:00Telif Hakkı (c) 2026 Medine Karadağ Alpaslan – Ali Yüksekhttps://dasitad.com/index.php/darussifa/article/view/95Hayvanlar ve Tarih: İslam Tarihi Kaynağı Olarak Dokuzuncu Yüzyıl Hayvan Kitapları Üzerine Bir İnceleme2026-05-25T13:05:04+02:00Tuğba Velioğlutugba.velioglu@giresun.edu.tr<p>İslam’ın ilk yıllarında sözlü kültür, yazılı kültüre göre ön plandaydı. Yazılı kültürün İslam medeniyetinde gelişmesi ile İslam tarihinin ilk iki kaynağı olan Kur’an ve hadislerin ardından şiir, ahbâr, eyyâmü’l-Arab ve ensâb gibi sözlü kaynaklar da en eski tarihsel kaynaklar arasında sayılmaya başlandı. Tarih yazımının ilk yazılı eserleri hadis, sîre ve megāzî kitapları şeklinde üretilirken, sonraki yüzyıllarda genel tarih, tabakât, vefeyât, edebiyat eserleri, fetih ve şehir tarihleri ile coğrafi eserler gibi türler kaleme alındı. Ancak bu tanınmış eserlerin yanı sıra, ayrı bir tür oluşturan hayvanlara ve hayvan bilimine adanmış kitapların da İslam tarihi araştırmaları için oldukça değerli veriler içerdiğini vurgulamak gerekir. Hayvanlar toplumun tüm katmanlarında hayati bir yer tutuyordu ve buna bağlı olarak şiirlerde ve ahbâr’larda büyük ilgi görüyorlardı. Sonraki yüzyıllarda, biriken bu bilgi ve deneyim, özellikle hayvanlara dair müstakil eserlerin ortaya çıkmasına vesile oldu. Hayvan kitapları genellikle edebiyat, zooloji veya sözlükbilim gibi alanlarda kaleme alınmış olsa da bunlar yalnızca tek bir tür veya disipline sınırlı metinler olarak ele alınmamalıdır. Dikkatle incelendiğinde, bu tür eserler İslam tarihi ile ilgili önemli tarihsel bilgiler sağlayabilmektedir. Bu eserler, büyük tarihsel çalışmalarda açıkça görünmeyen ya da göz ardı edilen sosyal uygulamaların, ekonomik kaygıların, kültürel algıların ve bilgi aktarım biçimlerinin izlerini muhafaza etmektedir. Bu nedenle, bu makale hayvan kitaplarına yalnızca edebi veya bilimsel derlemeler olarak değil, aynı zamanda tarihsel kaynaklar olarak okunup değerlendirilebilecek materyaller olarak da yaklaşmaktadır. Buna uygun olarak çalışma, seçilmiş örnekler aracılığıyla hayvan kitaplarının İslam tarihi için nasıl kaynaklar olarak yorumlanabileceğini ve ne tür tarihsel içgörüler sunabileceğini tartışmaktadır. Makalenin temel amacı, hayvanlar ve veterinerlikle ilgili kitapların İslam tarihi çalışmaları için tarihsel kaynaklar olarak kullanılabileceğini göstermektir. Metodolojik olarak makale, tümevarımsal akıl yürütme ve belge analizini kullanmaktadır. İlgili metinsel kanıtları toplayarak ve bunları karşılaştırmalı olarak değerlendirerek, çalışma hayvanlarla ilgili literatürün tarih yazımı potansiyelini savunmakta ve erken dönem İslam toplumu ile tarih yazımının daha kapsamlı bir şekilde anlaşılmasına yaptığı katkıyı vurgulamaktadır.</p>2026-06-30T00:00:00+02:00Telif Hakkı (c) 2026 Tuğba Velioğlu